Akustik gölge
Ultrasonarkada gölgelenme
Ultrasonda sert bir yapının (taş, kalsifikasyon, kemik) arkasında oluşan siyah şerit. Böbrek ya da safra kesesi taşlarını tanımada yol gösterir.
MR, BT ve ultrason raporlarında sık geçen 46 terimin sade Türkçe açıklaması. Raporunuzdaki kelimeyi arayın ya da harf dizininden bulun.
arkada gölgelenme
Ultrasonda sert bir yapının (taş, kalsifikasyon, kemik) arkasında oluşan siyah şerit. Böbrek ya da safra kesesi taşlarını tanımada yol gösterir.
anekoik görünüm
Ultrasonda tamamen siyah görünen, ses dalgalarını yansıtmayan alan. Genellikle içi sıvı dolu yapıları (örneğin basit kist, idrar kesesi) anlatır.
anevrizmatik genişleme
Bir damarın normal çapının belirgin şekilde üzerine genişlemesi. Ölçüsü ve yeri, takip mi tedavi mi gerektiğini belirler.
plate atelektazi, subsegmenter atelektazi
Akciğerin bir bölümünün yeterince havalanmaması, kısmen sönük kalması. İnce şerit tarzındaki (plate) atelektaziler sık görülür ve çoğu zaman önemsizdir.
iyi huylu
İyi huylu anlamına gelir; çevre dokulara yayılmayan ve vücuda dağılmayan oluşumlar için kullanılır.
iki taraflı
Her iki tarafta (sağ ve sol) bulunan bulgu. Tek taraflı olanlar için unilateral denir.
disk bombelemesi, diffüz bulging
Omurlar arasındaki diskin kenarlarının geniş bir alanda hafifçe taşması. Yaşla birlikte çok sık görülür ve çoğu kişide şikâyete yol açmaz.
buzlu cam dansitesi
Akciğerin bir bölümünün buzlu cam gibi hafif bulanık görünmesi; damarlar hâlâ seçilebilir. Enfeksiyon, iltihap ve başka birçok durumda görülebilir; anlamı klinik tabloyla birlikte değerlendirilir.
dejenerasyon
Yaşa ve kullanıma bağlı aşınma bulguları. Omurga, eklemler ve diskler için sık kullanılır; çoğu zaman yaşla uyumludur.
yaygın
Bir organın tamamına ya da geniş bir alana yayılmış bulgu. Tek bir noktada sınırlı olana fokal denir.
difüzyon kısıtlaması, DWI'da sinyal artışı
Su moleküllerinin dokuda normalden az hareket edebildiğini gösteren MR bulgusu. Beyinde akut inme tanısında çok önemlidir; apse ve bazı tümörlerde de görülebilir.
renkli Doppler, vaskülarizasyon
Damarlardaki kan akımını gösteren ultrason tekniği. Raporda bir oluşumun kanlanıp kanlanmadığı (vaskülarizasyon) bu yöntemle anlatılır.
plevral efüzyon, eklem efüzyonu
Bir boşlukta normalden fazla sıvı birikmesi. Akciğer zarları arasında olursa plevral efüzyon, eklem içinde olursa eklem efüzyonu denir.
disk ekstrüzyonu
Disk içeriğinin dış katmanı aşarak belirgin şekilde dışarı taşması. Protrüzyona göre daha ileri bir fıtıklaşma derecesidir.
FLAIR sekansı
Beyin MR'ında sıvı sinyalini baskılayan bir çekim türü. Beyaz cevherdeki küçük odakları ve ödemi görmeyi kolaylaştırır.
odaksal
Belirli bir noktaya ya da küçük bir alana sınırlı bulgu. Yaygın olanlar için diffüz denir.
nonspesifik gliotik odaklar, iskemik gliotik değişiklikler
Beyin MR'ında beyaz cevherde görülen küçük, parlak noktalar. Yaşla, tansiyon ve damar sağlığıyla ilişkili olabilir; 40 yaş üstünde sık rastlanır ve tek başına bir hastalık anlamına gelmez.
hepatik hemanjiom, vertebral hemanjiom
Damarlardan oluşan iyi huylu bir oluşum. Karaciğerde ve omurgada sık görülür, çoğu zaman tedavi gerektirmez.
karaciğer yağlanması, grade 1-2-3
Karaciğerde yağ birikmesi. Ultrasonda derecesi grade 1 (hafif), 2 (orta), 3 (ileri) olarak belirtilir.
disk hernisi, fıtıklaşma
Disk içeriğinin normal sınırlarının dışına çıkması; halk arasında bel ya da boyun fıtığı. Protrüzyon ve ekstrüzyon bunun alt türleridir.
hiperdens alan
BT'de çevresine göre daha parlak (beyaz) görünen alan. Kanama, kalsifikasyon ya da kontrast madde böyle görünebilir.
hiperekojen
Ultrasonda çevresine göre daha parlak görünen alan. Yağ içeren ya da sert yapılar böyle görünebilir.
T2 hiperintens, sinyal artışı
MR'da çevresine göre daha parlak görünen alan. Hangi sekansta parlak olduğu (T1, T2, FLAIR) bulgunun ne olabileceği konusunda ipucu verir.
hipodens lezyon
BT'de çevresine göre daha koyu (siyaha yakın) görünen alan. Sıvı, yağ, ödem ya da kist böyle görünebilir.
hipoekojen
Ultrasonda çevresine göre daha koyu görünen alan. Tek başına iyi ya da kötü huylu olduğunu göstermez.
T1 hipointens, sinyal kaybı
MR'da çevresine göre daha koyu görünen alan. Anlamı, hangi sekansta koyu göründüğüne bağlıdır.
HU
BT'de dokuların yoğunluğunu gösteren ölçü birimi. Su 0, hava −1000, kemik yaklaşık +1000 HU'dur; ölçülen değer bir oluşumun sıvı mı, yağ mı, yumuşak doku mu olduğunu anlamaya yardım eder.
rastlantısal bulgu, insidentaloma
Başka bir nedenle yapılan incelemede tesadüfen fark edilen bulgu. Çoğu önemsizdir; bazıları için kontrol önerilebilir.
izointens, izoekoik
Çevre dokuyla aynı parlaklıkta görünen alan. BT'de izodens, MR'da izointens, ultrasonda izoekoik denir.
kireçlenme
Dokuda kalsiyum birikmesi. Eski ve iyileşmiş süreçlerin izi olabilir; çoğu zaman zararsızdır.
basit kist
İçi sıvı dolu, kese şeklindeki yapı. Böbrek ve karaciğerdeki basit kistler çok sıktır ve genellikle iyi huyludur.
kitle lezyonu
Belirli bir hacmi olan doku oluşumu. Kitle kelimesi tek başına iyi ya da kötü huylu olduğunu belirtmez; niteliği ek inceleme veya biyopsiyle netleşir.
bası etkisi, mass effect
Bir oluşumun çevresindeki yapıları itmesi ya da sıkıştırması.
klinik ile değerlendirilmesi önerilir
Görüntüleme bulgusunun hastanın şikâyetleri, muayene ve tahlil sonuçlarıyla birlikte doktoru tarafından yorumlanması gerektiğini belirten ifade.
pnömonik konsolidasyon
Akciğerdeki hava keseciklerinin sıvı, iltihap ya da başka bir içerikle dolması. Zatürrede (pnömoni) sık görülür.
kontrastlanma, enhancement
İlaçlı (kontrastlı) çekimde bir dokunun boyayı alması. Kanlanması olan dokular kontrast tutar; tutulumun şekli tanıya yardım eder.
LAP, büyümüş lenf nodu
Lenf bezlerinin normal boyutunun üzerinde olması. Enfeksiyonlarda sık görülür; boyut ve şekline göre takip ya da ek inceleme önerilebilir.
kötü huylu
Kötü huylu anlamına gelir; çevreye yayılma ya da vücuda dağılma özelliği gösterebilen oluşumlar için kullanılır.
pulmoner nodül, tiroid nodülü
Genellikle 3 cm'den küçük, yuvarlak doku oluşumu. Akciğer ve tiroid nodülleri çok sıktır ve büyük çoğunluğu iyi huyludur; boyutuna göre takip planlanır.
foraminal stenoz
Omurgadan çıkan sinirlerin geçtiği deliklerin daralması. Kola ya da bacağa yayılan ağrının nedenlerinden biri olabilir.
kemik iliği ödemi, yumuşak doku ödemi
Dokuda sıvı birikmesi ve şişlik. Travma, iltihap ve başka birçok durumda görülebilir.
disk protrüzyonu
Diskin belirli bir noktadan dışarı doğru taşması. Bulging'e göre daha sınırlı, ekstrüzyona göre daha hafif bir fıtıklaşmadır.
sekel değişiklikler
Geçirilmiş bir hastalık ya da yaralanmadan geriye kalan, artık aktif olmayan iz.
spondilotik değişiklikler, osteofit
Omurgada yaşa bağlı kireçlenme ve aşınma. Omur kenarlarında oluşan kemik çıkıntılarına osteofit denir.
darlık
Bir damarın, kanalın ya da açıklığın daralması. Örneğin spinal stenoz, omurilik kanalının daralmasıdır.
T1A, T2A
MR'da dokuları farklı biçimde gösteren iki temel çekim türü. Kabaca T2'de sıvı parlak, T1'de yağ parlak görünür; bulgular iki çekimde birlikte değerlendirilir.
Bu aramayla eşleşen terim bulunamadı. Farklı bir yazımla deneyin.
Bu sözlük genel bilgilendirme amaçlıdır. Bir terimin sizin raporunuzda ne anlama geldiği; şikâyetleriniz, muayeneniz ve diğer tetkiklerinizle birlikte değerlendirilir. Raporunuzu sizi takip eden hekiminizle konuşun.