← Uzm. Dr. Mustafa Yasir ÖzlüHasta rehberi
Hasta bilgilendirme

Radyoloji raporu sözlüğü

MR, BT ve ultrason raporlarında sık geçen 46 terimin sade Türkçe açıklaması. Raporunuzdaki kelimeyi arayın ya da harf dizininden bulun.

46 terim

A

Akustik gölge

Ultrason

arkada gölgelenme

Ultrasonda sert bir yapının (taş, kalsifikasyon, kemik) arkasında oluşan siyah şerit. Böbrek ya da safra kesesi taşlarını tanımada yol gösterir.

Anekoik

Ultrason

anekoik görünüm

Ultrasonda tamamen siyah görünen, ses dalgalarını yansıtmayan alan. Genellikle içi sıvı dolu yapıları (örneğin basit kist, idrar kesesi) anlatır.

Anevrizma

Genel

anevrizmatik genişleme

Bir damarın normal çapının belirgin şekilde üzerine genişlemesi. Ölçüsü ve yeri, takip mi tedavi mi gerektiğini belirler.

Atelektazi

BT

plate atelektazi, subsegmenter atelektazi

Akciğerin bir bölümünün yeterince havalanmaması, kısmen sönük kalması. İnce şerit tarzındaki (plate) atelektaziler sık görülür ve çoğu zaman önemsizdir.

B

Benign

Genel

iyi huylu

İyi huylu anlamına gelir; çevre dokulara yayılmayan ve vücuda dağılmayan oluşumlar için kullanılır.

Bilateral

Genel

iki taraflı

Her iki tarafta (sağ ve sol) bulunan bulgu. Tek taraflı olanlar için unilateral denir.

Bulging

Omurga

disk bombelemesi, diffüz bulging

Omurlar arasındaki diskin kenarlarının geniş bir alanda hafifçe taşması. Yaşla birlikte çok sık görülür ve çoğu kişide şikâyete yol açmaz.

Buzlu cam opasitesi

BT

buzlu cam dansitesi

Akciğerin bir bölümünün buzlu cam gibi hafif bulanık görünmesi; damarlar hâlâ seçilebilir. Enfeksiyon, iltihap ve başka birçok durumda görülebilir; anlamı klinik tabloyla birlikte değerlendirilir.

D

Dejeneratif değişiklikler

Genel

dejenerasyon

Yaşa ve kullanıma bağlı aşınma bulguları. Omurga, eklemler ve diskler için sık kullanılır; çoğu zaman yaşla uyumludur.

Diffüz

Genel

yaygın

Bir organın tamamına ya da geniş bir alana yayılmış bulgu. Tek bir noktada sınırlı olana fokal denir.

Difüzyon kısıtlılığı

MR

difüzyon kısıtlaması, DWI'da sinyal artışı

Su moleküllerinin dokuda normalden az hareket edebildiğini gösteren MR bulgusu. Beyinde akut inme tanısında çok önemlidir; apse ve bazı tümörlerde de görülebilir.

Doppler

Ultrason

renkli Doppler, vaskülarizasyon

Damarlardaki kan akımını gösteren ultrason tekniği. Raporda bir oluşumun kanlanıp kanlanmadığı (vaskülarizasyon) bu yöntemle anlatılır.

E

Efüzyon

Genel

plevral efüzyon, eklem efüzyonu

Bir boşlukta normalden fazla sıvı birikmesi. Akciğer zarları arasında olursa plevral efüzyon, eklem içinde olursa eklem efüzyonu denir.

Ekstrüzyon

Omurga

disk ekstrüzyonu

Disk içeriğinin dış katmanı aşarak belirgin şekilde dışarı taşması. Protrüzyona göre daha ileri bir fıtıklaşma derecesidir.

F

FLAIR

MR

FLAIR sekansı

Beyin MR'ında sıvı sinyalini baskılayan bir çekim türü. Beyaz cevherdeki küçük odakları ve ödemi görmeyi kolaylaştırır.

Fokal

Genel

odaksal

Belirli bir noktaya ya da küçük bir alana sınırlı bulgu. Yaygın olanlar için diffüz denir.

G

Gliotik odak

MR

nonspesifik gliotik odaklar, iskemik gliotik değişiklikler

Beyin MR'ında beyaz cevherde görülen küçük, parlak noktalar. Yaşla, tansiyon ve damar sağlığıyla ilişkili olabilir; 40 yaş üstünde sık rastlanır ve tek başına bir hastalık anlamına gelmez.

H

Hemanjiom

Genel

hepatik hemanjiom, vertebral hemanjiom

Damarlardan oluşan iyi huylu bir oluşum. Karaciğerde ve omurgada sık görülür, çoğu zaman tedavi gerektirmez.

Hepatosteatoz

Ultrason

karaciğer yağlanması, grade 1-2-3

Karaciğerde yağ birikmesi. Ultrasonda derecesi grade 1 (hafif), 2 (orta), 3 (ileri) olarak belirtilir.

Herniasyon

Omurga

disk hernisi, fıtıklaşma

Disk içeriğinin normal sınırlarının dışına çıkması; halk arasında bel ya da boyun fıtığı. Protrüzyon ve ekstrüzyon bunun alt türleridir.

Hiperdens

BT

hiperdens alan

BT'de çevresine göre daha parlak (beyaz) görünen alan. Kanama, kalsifikasyon ya da kontrast madde böyle görünebilir.

Hiperekoik

Ultrason

hiperekojen

Ultrasonda çevresine göre daha parlak görünen alan. Yağ içeren ya da sert yapılar böyle görünebilir.

Hiperintens

MR

T2 hiperintens, sinyal artışı

MR'da çevresine göre daha parlak görünen alan. Hangi sekansta parlak olduğu (T1, T2, FLAIR) bulgunun ne olabileceği konusunda ipucu verir.

Hipodens

BT

hipodens lezyon

BT'de çevresine göre daha koyu (siyaha yakın) görünen alan. Sıvı, yağ, ödem ya da kist böyle görünebilir.

Hipoekoik

Ultrason

hipoekojen

Ultrasonda çevresine göre daha koyu görünen alan. Tek başına iyi ya da kötü huylu olduğunu göstermez.

Hipointens

MR

T1 hipointens, sinyal kaybı

MR'da çevresine göre daha koyu görünen alan. Anlamı, hangi sekansta koyu göründüğüne bağlıdır.

Hounsfield ünitesi

BT

HU

BT'de dokuların yoğunluğunu gösteren ölçü birimi. Su 0, hava −1000, kemik yaklaşık +1000 HU'dur; ölçülen değer bir oluşumun sıvı mı, yağ mı, yumuşak doku mu olduğunu anlamaya yardım eder.

İ

İnsidental bulgu

Genel

rastlantısal bulgu, insidentaloma

Başka bir nedenle yapılan incelemede tesadüfen fark edilen bulgu. Çoğu önemsizdir; bazıları için kontrol önerilebilir.

İzodens

Genel

izointens, izoekoik

Çevre dokuyla aynı parlaklıkta görünen alan. BT'de izodens, MR'da izointens, ultrasonda izoekoik denir.

K

Kalsifikasyon

Genel

kireçlenme

Dokuda kalsiyum birikmesi. Eski ve iyileşmiş süreçlerin izi olabilir; çoğu zaman zararsızdır.

Kist

Genel

basit kist

İçi sıvı dolu, kese şeklindeki yapı. Böbrek ve karaciğerdeki basit kistler çok sıktır ve genellikle iyi huyludur.

Kitle

Genel

kitle lezyonu

Belirli bir hacmi olan doku oluşumu. Kitle kelimesi tek başına iyi ya da kötü huylu olduğunu belirtmez; niteliği ek inceleme veya biyopsiyle netleşir.

Kitle etkisi

Genel

bası etkisi, mass effect

Bir oluşumun çevresindeki yapıları itmesi ya da sıkıştırması.

Klinik korelasyon önerilir

Genel

klinik ile değerlendirilmesi önerilir

Görüntüleme bulgusunun hastanın şikâyetleri, muayene ve tahlil sonuçlarıyla birlikte doktoru tarafından yorumlanması gerektiğini belirten ifade.

Konsolidasyon

BT

pnömonik konsolidasyon

Akciğerdeki hava keseciklerinin sıvı, iltihap ya da başka bir içerikle dolması. Zatürrede (pnömoni) sık görülür.

Kontrast tutulumu

Genel

kontrastlanma, enhancement

İlaçlı (kontrastlı) çekimde bir dokunun boyayı alması. Kanlanması olan dokular kontrast tutar; tutulumun şekli tanıya yardım eder.

L

Lenfadenopati

Genel

LAP, büyümüş lenf nodu

Lenf bezlerinin normal boyutunun üzerinde olması. Enfeksiyonlarda sık görülür; boyut ve şekline göre takip ya da ek inceleme önerilebilir.

M

Malign

Genel

kötü huylu

Kötü huylu anlamına gelir; çevreye yayılma ya da vücuda dağılma özelliği gösterebilen oluşumlar için kullanılır.

N

Nodül

Genel

pulmoner nodül, tiroid nodülü

Genellikle 3 cm'den küçük, yuvarlak doku oluşumu. Akciğer ve tiroid nodülleri çok sıktır ve büyük çoğunluğu iyi huyludur; boyutuna göre takip planlanır.

Nöral foramen daralması

Omurga

foraminal stenoz

Omurgadan çıkan sinirlerin geçtiği deliklerin daralması. Kola ya da bacağa yayılan ağrının nedenlerinden biri olabilir.

Ö

Ödem

Genel

kemik iliği ödemi, yumuşak doku ödemi

Dokuda sıvı birikmesi ve şişlik. Travma, iltihap ve başka birçok durumda görülebilir.

P

Protrüzyon

Omurga

disk protrüzyonu

Diskin belirli bir noktadan dışarı doğru taşması. Bulging'e göre daha sınırlı, ekstrüzyona göre daha hafif bir fıtıklaşmadır.

S

Sekel

Genel

sekel değişiklikler

Geçirilmiş bir hastalık ya da yaralanmadan geriye kalan, artık aktif olmayan iz.

Spondiloz

Omurga

spondilotik değişiklikler, osteofit

Omurgada yaşa bağlı kireçlenme ve aşınma. Omur kenarlarında oluşan kemik çıkıntılarına osteofit denir.

Stenoz

Genel

darlık

Bir damarın, kanalın ya da açıklığın daralması. Örneğin spinal stenoz, omurilik kanalının daralmasıdır.

T

T1 ve T2 ağırlıklı

MR

T1A, T2A

MR'da dokuları farklı biçimde gösteren iki temel çekim türü. Kabaca T2'de sıvı parlak, T1'de yağ parlak görünür; bulgular iki çekimde birlikte değerlendirilir.

Bu sözlük genel bilgilendirme amaçlıdır. Bir terimin sizin raporunuzda ne anlama geldiği; şikâyetleriniz, muayeneniz ve diğer tetkiklerinizle birlikte değerlendirilir. Raporunuzu sizi takip eden hekiminizle konuşun.